Header Include

തുർകി വിവർത്തനം - റുവ്വാദ് തർജമ സെന്റർ

വിശുദ്ധ ഖുർആൻ ആശയവിവർത്തനം (തുർകിഷ് ഭാഷയിൽ). ഇസ്ലാം ഹൗസ് വെബ്സൈറ്റുമായി സഹകരിച്ച് റുവ്വാദ് തർജമ സെന്റർ നിർവ്വഹിച്ച വിവർത്തനം. ഹി 1440

QR Code https://quran.islamcontent.com/ml/turkish_rwwad

ٱقۡرَأۡ بِٱسۡمِ رَبِّكَ ٱلَّذِي خَلَقَ

Yaratan Rabbinin adıyla oku!

Yaratan Rabbinin adıyla oku!

خَلَقَ ٱلۡإِنسَٰنَ مِنۡ عَلَقٍ

O, insanı bir kan pıhtısından yarattı.

O, insanı bir kan pıhtısından yarattı.

ٱقۡرَأۡ وَرَبُّكَ ٱلۡأَكۡرَمُ

Oku! Senin Rabbin, en cömert olandır.

Oku! Senin Rabbin, en cömert olandır.

ٱلَّذِي عَلَّمَ بِٱلۡقَلَمِ

Ki O, kalem ile öğretmiştir.

Ki O, kalem ile öğretmiştir.

عَلَّمَ ٱلۡإِنسَٰنَ مَا لَمۡ يَعۡلَمۡ

İnsana bilmediği şeyleri öğretti.

İnsana bilmediği şeyleri öğretti.

كَلَّآ إِنَّ ٱلۡإِنسَٰنَ لَيَطۡغَىٰٓ

Hayır! İnsan gerçekten azgınlık eder.

Hayır! İnsan gerçekten azgınlık eder.

أَن رَّءَاهُ ٱسۡتَغۡنَىٰٓ

Kendini müstağni/ihtiyacı yok gördü diye.

Kendini müstağni/ihtiyacı yok gördü diye.

إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلرُّجۡعَىٰٓ

Şüphesiz dönüş yalnızca Rabbine olacaktır.

Şüphesiz dönüş yalnızca Rabbine olacaktır.

أَرَءَيۡتَ ٱلَّذِي يَنۡهَىٰ

Sen, o engel olanı gördün mü?

Sen, o engel olanı gördün mü?

عَبۡدًا إِذَا صَلَّىٰٓ

Bir kulu namaz kıldığı vakit.

Bir kulu namaz kıldığı vakit.

أَرَءَيۡتَ إِن كَانَ عَلَى ٱلۡهُدَىٰٓ

Ne dersin o (Peygamber) doğru yolda ise.

Ne dersin o (Peygamber) doğru yolda ise.

أَوۡ أَمَرَ بِٱلتَّقۡوَىٰٓ

Yahut takvayı emrettiyse.

Yahut takvayı emrettiyse.

أَرَءَيۡتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰٓ

Gördün mü? Ya o (engel olan) yalanladı ve yüz çevirdiyse!

Gördün mü? Ya o (engel olan) yalanladı ve yüz çevirdiyse!

أَلَمۡ يَعۡلَم بِأَنَّ ٱللَّهَ يَرَىٰ

O Allah’ın, her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?

O Allah’ın, her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?

كَلَّا لَئِن لَّمۡ يَنتَهِ لَنَسۡفَعَۢا بِٱلنَّاصِيَةِ

Hayır! Eğer son vermezse, elbette perçeminden yakalayıp sürükleriz.

Hayır! Eğer son vermezse, elbette perçeminden yakalayıp sürükleriz.

نَاصِيَةٖ كَٰذِبَةٍ خَاطِئَةٖ

Yalancı, günahkâr perçeminden.

Yalancı, günahkâr perçeminden.

فَلۡيَدۡعُ نَادِيَهُۥ

Haydi! O meclisini /Taraftarlarını çağırsın.

Haydi! O meclisini /Taraftarlarını çağırsın.

سَنَدۡعُ ٱلزَّبَانِيَةَ

Biz de Zebanileri çağıracağız.

Biz de Zebanileri çağıracağız.

كَلَّا لَا تُطِعۡهُ وَٱسۡجُدۡۤ وَٱقۡتَرِب۩

Hayır ona itaat etme! Allah’a secde et ve (yalnızca) O’na yaklaş.

Hayır ona itaat etme! Allah’a secde et ve (yalnızca) O’na yaklaş.
Footer Include