Header Include

Turkish Translation - Ali Ozek

Translation of the Quran meanings into Turkish by a group of scholars. Corrected by supervision of Rowwad Translation Center. The original translation is available for suggestions, continuous evaluation and development.

QR Code https://quran.islamcontent.com/tr/turkish_shahin

ٱقۡرَأۡ بِٱسۡمِ رَبِّكَ ٱلَّذِي خَلَقَ

Yaratan Rabbinin adıyla oku!

Yaratan Rabbinin adıyla oku!

خَلَقَ ٱلۡإِنسَٰنَ مِنۡ عَلَقٍ

O, insanı alâk (rahim cidarına asılı hücre kümesi) tan yarattı.

O, insanı alâk (rahim cidarına asılı hücre kümesi) tan yarattı.

ٱقۡرَأۡ وَرَبُّكَ ٱلۡأَكۡرَمُ

Oku! En büyük kerem sahibidir Rabbin.

Oku! En büyük kerem sahibidir Rabbin.

ٱلَّذِي عَلَّمَ بِٱلۡقَلَمِ

Kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin,

Kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin,

عَلَّمَ ٱلۡإِنسَٰنَ مَا لَمۡ يَعۡلَمۡ

İnsana bilmediklerini belleten,

İnsana bilmediklerini belleten,

كَلَّآ إِنَّ ٱلۡإِنسَٰنَ لَيَطۡغَىٰٓ

Gerçek şu ki, insan azar.

Gerçek şu ki, insan azar.

أَن رَّءَاهُ ٱسۡتَغۡنَىٰٓ

Kendini kendine yeterli görerek.

Kendini kendine yeterli görerek.

إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلرُّجۡعَىٰٓ

Kuşkusuz dönüş Rabbinedir.

Kuşkusuz dönüş Rabbinedir.

أَرَءَيۡتَ ٱلَّذِي يَنۡهَىٰ

Men edeni gördün mü?

Men edeni gördün mü?

عَبۡدًا إِذَا صَلَّىٰٓ

Namaz kılarken bir kulu (Peygamber'i namazdan)

Namaz kılarken bir kulu (Peygamber'i namazdan)

أَرَءَيۡتَ إِن كَانَ عَلَى ٱلۡهُدَىٰٓ

Ne dersin, o (Peygamber) doğru yolda ise

Ne dersin, o (Peygamber) doğru yolda ise

أَوۡ أَمَرَ بِٱلتَّقۡوَىٰٓ

yahut takvâyı emrediyorsa! 

yahut takvâyı emrediyorsa! 

أَرَءَيۡتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰٓ

Ne dersin o (men eden, Peygamber'i) yalanlıyor ve doğru yoldan yüz çeviriyorsa!

Ne dersin o (men eden, Peygamber'i) yalanlıyor ve doğru yoldan yüz çeviriyorsa!

أَلَمۡ يَعۡلَم بِأَنَّ ٱللَّهَ يَرَىٰ

(Bu adam) Allah’ın, (yaptıklarını) gördüğünü bilmez mi!

(Bu adam) Allah’ın, (yaptıklarını) gördüğünü bilmez mi!

كَلَّا لَئِن لَّمۡ يَنتَهِ لَنَسۡفَعَۢا بِٱلنَّاصِيَةِ

Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden),

Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden),

نَاصِيَةٖ كَٰذِبَةٍ خَاطِئَةٖ

o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız).

o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız).

فَلۡيَدۡعُ نَادِيَهُۥ

O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın.

O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın.

سَنَدۡعُ ٱلزَّبَانِيَةَ

Biz de zebanileri çağıracağız

Biz de zebanileri çağıracağız

كَلَّا لَا تُطِعۡهُ وَٱسۡجُدۡۤ وَٱقۡتَرِب۩

Hayır! Ona uyma! Allah’a secde et ve (yalnızca O’na) yaklaş!

Hayır! Ona uyma! Allah’a secde et ve (yalnızca O’na) yaklaş!
Footer Include