Eggo ngoo e ɗemngal Turkish- Ñiiɓirde Ruwwad ngam Eggude.
Firi ɗum ko fedde hentorde kanngameeji firo e ballondiral e Ceeɗɗi Da'wa e Rabwa e Ceeɗɗi Ballondiral Ndeernde Islaam e ɗemngal.
أَلَمۡ تَرَ كَيۡفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصۡحَٰبِ ٱلۡفِيلِ
Rabbinin, fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi?
Rabbinin, fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi?
أَلَمۡ يَجۡعَلۡ كَيۡدَهُمۡ فِي تَضۡلِيلٖ
Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?
Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?
وَأَرۡسَلَ عَلَيۡهِمۡ طَيۡرًا أَبَابِيلَ
Onların üzerine bölük bölük kuş sürüleri gönderdi.
Onların üzerine bölük bölük kuş sürüleri gönderdi.
تَرۡمِيهِم بِحِجَارَةٖ مِّن سِجِّيلٖ
O kuşlar, onların üzerilerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu.
O kuşlar, onların üzerilerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu.
فَجَعَلَهُمۡ كَعَصۡفٖ مَّأۡكُولِۭ
Nihayetinde onları yenmiş ekin yaprakları gibi yapverdi.
Nihayetinde onları yenmiş ekin yaprakları gibi yapverdi.
مشاركة عبر