ترکی ترجمہ - ڈاکٹر علی اوزک اور ان کے معاونین

ترجمہ معانی قرآن کریم

اس کا ازبک ترجمہ علی اوزک اور دیگر افراد نے کیا ہے، مرکز رواد الترجمۃ کے اشراف میں اسے اپڈیٹ کیا گیا ہے، اور اصل ترجمہ مطالعہ کے لیے فراہم کیا جا رہا ہے تاکہ قارئین کی رائے لی جائے اور مسلسل اپڈیٹ اور اصلاح کا کام جاری رہے۔

QR Code https://quran.islamcontent.com/ur/turkish_shahin

إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنفَطَرَتۡ

Gökyüzü yarıldığı zaman,

Gökyüzü yarıldığı zaman,

وَإِذَا ٱلۡكَوَاكِبُ ٱنتَثَرَتۡ

yıldızlar döküldüğü zaman,

yıldızlar döküldüğü zaman,

وَإِذَا ٱلۡبِحَارُ فُجِّرَتۡ

denizler birbirine katıldığı zaman,

denizler birbirine katıldığı zaman,

وَإِذَا ٱلۡقُبُورُ بُعۡثِرَتۡ

kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman,

kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman,

عَلِمَتۡ نَفۡسٞ مَّا قَدَّمَتۡ وَأَخَّرَتۡ

insanoğlu (yapıp) gönderdiklerini ve (yapamayıp) geride bıraktıklarını bir bir anlar.

insanoğlu (yapıp) gönderdiklerini ve (yapamayıp) geride bıraktıklarını bir bir anlar.

يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡإِنسَٰنُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ ٱلۡكَرِيمِ

Ey insan! İhsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?

Ey insan! İhsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?

ٱلَّذِي خَلَقَكَ فَسَوَّىٰكَ فَعَدَلَكَ

Seni yaratıp seni düzgün ve dengeli kılan,

Seni yaratıp seni düzgün ve dengeli kılan,

فِيٓ أَيِّ صُورَةٖ مَّا شَآءَ رَكَّبَكَ

seni istediği bir şekilde birleştiren,

seni istediği bir şekilde birleştiren,

كَلَّا بَلۡ تُكَذِّبُونَ بِٱلدِّينِ

Hayır! Bütün bunlara rağmen siz yine de dini yalanlıyorsunuz.

Hayır! Bütün bunlara rağmen siz yine de dini yalanlıyorsunuz.

وَإِنَّ عَلَيۡكُمۡ لَحَٰفِظِينَ

Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler,

Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler,

كِرَامٗا كَٰتِبِينَ

değerli yazıcılar vardır,

değerli yazıcılar vardır,

يَعۡلَمُونَ مَا تَفۡعَلُونَ

onlar, yapmakta olduklarınızı bilirler.

onlar, yapmakta olduklarınızı bilirler.

إِنَّ ٱلۡأَبۡرَارَ لَفِي نَعِيمٖ

İyiler muhakkak cennette,

İyiler muhakkak cennette,

وَإِنَّ ٱلۡفُجَّارَ لَفِي جَحِيمٖ

kötüler de cehennemdedirler.

kötüler de cehennemdedirler.

يَصۡلَوۡنَهَا يَوۡمَ ٱلدِّينِ

Ceza gününde oraya girerler.

Ceza gününde oraya girerler.

وَمَا هُمۡ عَنۡهَا بِغَآئِبِينَ

Onlar (kâfirler) oradan bir daha da ayrılmazlar.

Onlar (kâfirler) oradan bir daha da ayrılmazlar.

وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا يَوۡمُ ٱلدِّينِ

Ceza günü nedir bilir misin?

Ceza günü nedir bilir misin?

ثُمَّ مَآ أَدۡرَىٰكَ مَا يَوۡمُ ٱلدِّينِ

Nedir acaba o ceza günü?

Nedir acaba o ceza günü?

يَوۡمَ لَا تَمۡلِكُ نَفۡسٞ لِّنَفۡسٖ شَيۡـٔٗاۖ وَٱلۡأَمۡرُ يَوۡمَئِذٖ لِّلَّهِ

O gün hiçbir kimse başkası için bir şey yapamaz. O gün iş Allah'a kalmıştır.

O gün hiçbir kimse başkası için bir şey yapamaz. O gün iş Allah'a kalmıştır.