土耳其语翻译 - 舍尔拜·拜拉提舍。
古兰经土耳其语译解,舍尔拜·拜拉提舍翻译。拉瓦德翻译中心进行了校对。提供翻译原文,以便发表意见,评估和不断改进。
وَٱلۡفَجۡرِ
Andolsun fecre,
وَلَيَالٍ عَشۡرٖ
On geceye,
وَٱلشَّفۡعِ وَٱلۡوَتۡرِ
Çifte ve teke,
وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَسۡرِ
Geçip giden geceye,
هَلۡ فِي ذَٰلِكَ قَسَمٞ لِّذِي حِجۡرٍ
Bunlarda akıl sahibi için elbette birer yemin vardır.
أَلَمۡ تَرَ كَيۡفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ
Ad kavmine Rabbin neler yaptı, görmedin mi?
إِرَمَ ذَاتِ ٱلۡعِمَادِ
Sütunlar sahibi İrem’e…
ٱلَّتِي لَمۡ يُخۡلَقۡ مِثۡلُهَا فِي ٱلۡبِلَٰدِ
Ve şehirler arasında bir benzeri yaratılmamıştı.
وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُواْ ٱلصَّخۡرَ بِٱلۡوَادِ
Ki vadide kayalar oyan Semud’a,
وَفِرۡعَوۡنَ ذِي ٱلۡأَوۡتَادِ
Kazıklar/ordular sahibi Firavun’a,
ٱلَّذِينَ طَغَوۡاْ فِي ٱلۡبِلَٰدِ
Onlar, ülkelerde azmışlardı.
فَأَكۡثَرُواْ فِيهَا ٱلۡفَسَادَ
Oralarda fesadı çoğaltmışlardı.
فَصَبَّ عَلَيۡهِمۡ رَبُّكَ سَوۡطَ عَذَابٍ
Rabbin de onlara azap kırbacı yağdırdı.
إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلۡمِرۡصَادِ
Çünkü Rabbin gözetlemektedir.
فَأَمَّا ٱلۡإِنسَٰنُ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكۡرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّيٓ أَكۡرَمَنِ
İşte insan, onu Rabbi imtihan ettiği zaman, ona ikramda bulunup, nimetlendirince: "Rabbim bana ikramda bulundu" der.
وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيۡهِ رِزۡقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّيٓ أَهَٰنَنِ
Ama onu, imtihan edip rızkını daralttığında: "Rabbim beni zelil etti" der.
كَلَّاۖ بَل لَّا تُكۡرِمُونَ ٱلۡيَتِيمَ
Hayır! Yetime ikramda bulunmuyorsunuz.
وَلَا تَحَٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلۡمِسۡكِينِ
Düşkünü doyurmaya teşvik etmiyorsunuz
وَتَأۡكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكۡلٗا لَّمّٗا
Mirası da şiddetle (hak gözetmeden) yiyorsunuz.
وَتُحِبُّونَ ٱلۡمَالَ حُبّٗا جَمّٗا
Malı da pek çok seviyorsunuz.
كَلَّآۖ إِذَا دُكَّتِ ٱلۡأَرۡضُ دَكّٗا دَكّٗا
Hayır! Yer paramparça olduğu zaman,
وَجَآءَ رَبُّكَ وَٱلۡمَلَكُ صَفّٗا صَفّٗا
Rabbin ve saf saf melekler geldiği zaman,
وَجِاْيٓءَ يَوۡمَئِذِۭ بِجَهَنَّمَۚ يَوۡمَئِذٖ يَتَذَكَّرُ ٱلۡإِنسَٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكۡرَىٰ
İşte cehennem o gün getirilir. Ve insan o gün (yaptıklarını) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ne faydası var!
يَقُولُ يَٰلَيۡتَنِي قَدَّمۡتُ لِحَيَاتِي
Keşke hayatım için (ameller) yapıp sunsaydım.
فَيَوۡمَئِذٖ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدٞ
İşte, hiç kimse o gün Allah’ın cezalandırdığı gibi cezalandıramaz.
وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدٞ
Hiç kimse onun bağladığı gibi bağlayamaz.
يَٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفۡسُ ٱلۡمُطۡمَئِنَّةُ
Ey huzura ermiş nefis!
ٱرۡجِعِيٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةٗ مَّرۡضِيَّةٗ
Sen O'ndan hoşnut, O da senden hoşnut olarak Rabbine dön!
فَٱدۡخُلِي فِي عِبَٰدِي
Kullarımın arasına katıl!
وَٱدۡخُلِي جَنَّتِي
Ve gir Cennet'ime!
مشاركة عبر