Header Include

Fassarar da yaren Turkanci - Dr. Ali Auzik da wasu daban

Ali Ouzk tare da wasu suka fassarata, an sabunta ta ƙarƙashin kulawar Cibiyar fassara ta Ruwad, an bada damar karanta fassarar ta asali dan manufar bayyanar da ra'ayi da daidaitata da kuma ci gaba mai ɗorewa.

QR Code https://quran.islamcontent.com/ha/turkish_shahin

سَبِّحِ ٱسۡمَ رَبِّكَ ٱلۡأَعۡلَى

Yüce Rabbinin adını tesbih (ve takdis) et.

Yüce Rabbinin adını tesbih (ve takdis) et.

ٱلَّذِي خَلَقَ فَسَوَّىٰ

Yaratıp düzene koyan,

Yaratıp düzene koyan,

وَٱلَّذِي قَدَّرَ فَهَدَىٰ

takdir edip yol gösteren,

takdir edip yol gösteren,

وَٱلَّذِيٓ أَخۡرَجَ ٱلۡمَرۡعَىٰ

(topraktan) yeşil otu çıkarıp

(topraktan) yeşil otu çıkarıp

فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحۡوَىٰ

sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren.

sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren.

سَنُقۡرِئُكَ فَلَا تَنسَىٰٓ

Sana (Kur'an'ı) okutacağız; sen hiç unutmayacaksın.

Sana (Kur'an'ı) okutacağız; sen hiç unutmayacaksın.

إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُۚ إِنَّهُۥ يَعۡلَمُ ٱلۡجَهۡرَ وَمَا يَخۡفَىٰ

Artık Allah'ın dilediği hariç, şüphesiz Allah, açığı ve gizleneni bilir.

Artık Allah'ın dilediği hariç, şüphesiz Allah, açığı ve gizleneni bilir.

وَنُيَسِّرُكَ لِلۡيُسۡرَىٰ

Seni en kolaya muvaffak kılacağız.

Seni en kolaya muvaffak kılacağız.

فَذَكِّرۡ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكۡرَىٰ

O halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver.

O halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver.

سَيَذَّكَّرُ مَن يَخۡشَىٰ

(Allah'tan) korkan öğütten yararlanacak.

(Allah'tan) korkan öğütten yararlanacak.

وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلۡأَشۡقَى

Kötü kimse ise öğütten kaçınır.

Kötü kimse ise öğütten kaçınır.

ٱلَّذِي يَصۡلَى ٱلنَّارَ ٱلۡكُبۡرَىٰ

En büyük ateşe girecek olan

En büyük ateşe girecek olan

ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحۡيَىٰ

sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.

sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.

قَدۡ أَفۡلَحَ مَن تَزَكَّىٰ

Temizlenen, kimse kuşkusuz kurtuluşa ermiştir.

Temizlenen, kimse kuşkusuz kurtuluşa ermiştir.

وَذَكَرَ ٱسۡمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ

Rabbinin adını anıp O'na kulluk eden.

Rabbinin adını anıp O'na kulluk eden.

بَلۡ تُؤۡثِرُونَ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا

Fakat siz (ey insanlar!) dünya hayatını tercih ediyorsunuz.

Fakat siz (ey insanlar!) dünya hayatını tercih ediyorsunuz.

وَٱلۡأٓخِرَةُ خَيۡرٞ وَأَبۡقَىٰٓ

Ahiret daha hayırlı ve daha devamlı olduğu halde.

Ahiret daha hayırlı ve daha devamlı olduğu halde.

إِنَّ هَٰذَا لَفِي ٱلصُّحُفِ ٱلۡأُولَىٰ

Şüphesiz bu (anlatılanlar), önceki kitaplarda,

Şüphesiz bu (anlatılanlar), önceki kitaplarda,

صُحُفِ إِبۡرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ

İbrahim ve Musa'nın kitaplarında da vardır.

İbrahim ve Musa'nın kitaplarında da vardır.
Footer Include