Header Include

Terjemahan Berbahasa Turki - Pusat Terjemah Ruwwād.

Terjemahan makna Al-Qur`ān Al-Karīm ke Bahasa Turki. Diterjemahkan oleh Pusat Terjemah Ruwwād bekerja sama dengan situs Islamhouse www.islamhouse.com, tahun 1440

QR Code https://quran.islamcontent.com/id/turkish_rwwad

إِذَا ٱلشَّمۡسُ كُوِّرَتۡ

Güneş dürüldüğü zaman.

Güneş dürüldüğü zaman.

وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتۡ

Yıldızlar, saçılıp dağıldığı zaman.

Yıldızlar, saçılıp dağıldığı zaman.

وَإِذَا ٱلۡجِبَالُ سُيِّرَتۡ

Dağlar yürütüldüğü zaman.

Dağlar yürütüldüğü zaman.

وَإِذَا ٱلۡعِشَارُ عُطِّلَتۡ

Gebe develer başıboş bırakıldığı zaman.

Gebe develer başıboş bırakıldığı zaman.

وَإِذَا ٱلۡوُحُوشُ حُشِرَتۡ

Vahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman.

Vahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman.

وَإِذَا ٱلۡبِحَارُ سُجِّرَتۡ

Denizler tutuşturulduğu zaman.

Denizler tutuşturulduğu zaman.

وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتۡ

Nefisler/kişiler (benzerleriyle) birleştirildiği zaman.

Nefisler/kişiler (benzerleriyle) birleştirildiği zaman.

وَإِذَا ٱلۡمَوۡءُۥدَةُ سُئِلَتۡ

Diri diri (toprağa) gömülen kız çocuğuna sorulduğu zaman.

Diri diri (toprağa) gömülen kız çocuğuna sorulduğu zaman.

بِأَيِّ ذَنۢبٖ قُتِلَتۡ

"Hangi günâhtan dolayı öldürüldü?" (diye).

"Hangi günâhtan dolayı öldürüldü?" (diye).

وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتۡ

Sahifeler (amel defterleri) açıldığı zaman.

Sahifeler (amel defterleri) açıldığı zaman.

وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتۡ

Gök, sıyrılıp ayrıldığı zaman.

Gök, sıyrılıp ayrıldığı zaman.

وَإِذَا ٱلۡجَحِيمُ سُعِّرَتۡ

Cehennem alevlendirildiği zaman.

Cehennem alevlendirildiği zaman.

وَإِذَا ٱلۡجَنَّةُ أُزۡلِفَتۡ

Ve Cennet yaklaştırıldığı zaman.

Ve Cennet yaklaştırıldığı zaman.

عَلِمَتۡ نَفۡسٞ مَّآ أَحۡضَرَتۡ

Her nefis önceden ne hazırladığını bilecektir.

Her nefis önceden ne hazırladığını bilecektir.

فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلۡخُنَّسِ

Hayır! Yemin ederim gizlenen (yıldızlara).

Hayır! Yemin ederim gizlenen (yıldızlara).

ٱلۡجَوَارِ ٱلۡكُنَّسِ

O akıp akıp yörüngesinde giden ve gizlenenlere.

O akıp akıp yörüngesinde giden ve gizlenenlere.

وَٱلَّيۡلِ إِذَا عَسۡعَسَ

Karardığında geceye.

Karardığında geceye.

وَٱلصُّبۡحِ إِذَا تَنَفَّسَ

Aydınlanmaya başladığında sabaha.

Aydınlanmaya başladığında sabaha.

إِنَّهُۥ لَقَوۡلُ رَسُولٖ كَرِيمٖ

Şüphesiz o, çok değerli bir elçinin sözüdür.

Şüphesiz o, çok değerli bir elçinin sözüdür.

ذِي قُوَّةٍ عِندَ ذِي ٱلۡعَرۡشِ مَكِينٖ

Kuvvet sahibi; Arşın sahibinin katında itibarlı (bir elçinin).

Kuvvet sahibi; Arşın sahibinin katında itibarlı (bir elçinin).

مُّطَاعٖ ثَمَّ أَمِينٖ

Kendine itaat edilen, üstelik güvenilir.

Kendine itaat edilen, üstelik güvenilir.

وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجۡنُونٖ

Arkadaşınız bir mecnun değildir.

Arkadaşınız bir mecnun değildir.

وَلَقَدۡ رَءَاهُ بِٱلۡأُفُقِ ٱلۡمُبِينِ

Onu (Cebrail'i) ufukta apaçık görmüştür.

Onu (Cebrail'i) ufukta apaçık görmüştür.

وَمَا هُوَ عَلَى ٱلۡغَيۡبِ بِضَنِينٖ

O, gayp hakkında cimri değildir.

O, gayp hakkında cimri değildir.

وَمَا هُوَ بِقَوۡلِ شَيۡطَٰنٖ رَّجِيمٖ

O, kovulmuş Şeytan'ın sözü de değildir.

O, kovulmuş Şeytan'ın sözü de değildir.

فَأَيۡنَ تَذۡهَبُونَ

Öyleyse nereye gidiyorsunuz?

Öyleyse nereye gidiyorsunuz?

إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرٞ لِّلۡعَٰلَمِينَ

O, yalnızca bütün âlemler için bir öğüttür.

O, yalnızca bütün âlemler için bir öğüttür.

لِمَن شَآءَ مِنكُمۡ أَن يَسۡتَقِيمَ

Sizden dosdoğru olmak isteyenler için.

Sizden dosdoğru olmak isteyenler için.

وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz de dileyemezsiniz.

Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz de dileyemezsiniz.
Footer Include