トルコ語対訳 - Shaaban Britsh
クルアーン・トルコ語対訳 - Shaaban Britsh
ٱلۡقَارِعَةُ
Şiddetle çalan,
Şiddetle çalan,
مَا ٱلۡقَارِعَةُ
Nedir şiddetle çalıp gelen?
Nedir şiddetle çalıp gelen?
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡقَارِعَةُ
Şiddetle çalıp gelenin ne olduğunu nereden bileceksin?
Şiddetle çalıp gelenin ne olduğunu nereden bileceksin?
يَوۡمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلۡفَرَاشِ ٱلۡمَبۡثُوثِ
O gün insanlar dağılmış çekirgeler gibi olur.
O gün insanlar dağılmış çekirgeler gibi olur.
وَتَكُونُ ٱلۡجِبَالُ كَٱلۡعِهۡنِ ٱلۡمَنفُوشِ
Dağlar ise saçılmış yün gibi olur.
Dağlar ise saçılmış yün gibi olur.
فَأَمَّا مَن ثَقُلَتۡ مَوَٰزِينُهُۥ
Kimin tartıları ağır gelirse,
Kimin tartıları ağır gelirse,
فَهُوَ فِي عِيشَةٖ رَّاضِيَةٖ
O, hoşnut olacağı bir hayat içindedir.
O, hoşnut olacağı bir hayat içindedir.
وَأَمَّا مَنۡ خَفَّتۡ مَوَٰزِينُهُۥ
Kimin de tartıları hafif gelirse,
Kimin de tartıları hafif gelirse,
فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٞ
Onun da sığınacağı yer Haviye'dir.
Onun da sığınacağı yer Haviye'dir.
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا هِيَهۡ
Onun ne olduğunu sana bildiren ne?
Onun ne olduğunu sana bildiren ne?
نَارٌ حَامِيَةُۢ
O, kızgın bir ateştir.
O, kızgın bir ateştir.
مشاركة عبر