Header Include

トルコ語対訳 - Dr. Ali Ozk

クルアーン・トルコ語対訳 - ルゥワード翻訳事業センター監修

QR Code https://quran.islamcontent.com/ja/turkish_shahin

وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ

Gökyüzüne ve târıka (sabah yıldızına ) yemin ederim.

Gökyüzüne ve târıka (sabah yıldızına ) yemin ederim.

وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ

Tarıkın ne olduğunu nereden bileceksin?

Tarıkın ne olduğunu nereden bileceksin?

ٱلنَّجۡمُ ٱلثَّاقِبُ

(O, karanlığı) delen yıldızdır.

(O, karanlığı) delen yıldızdır.

إِن كُلُّ نَفۡسٖ لَّمَّا عَلَيۡهَا حَافِظٞ

Hiç kimse yoktur ki üzerinde bir koruyucu, bir denetleyici bulunmasın.

Hiç kimse yoktur ki üzerinde bir koruyucu, bir denetleyici bulunmasın.

فَلۡيَنظُرِ ٱلۡإِنسَٰنُ مِمَّ خُلِقَ

İnsan neden yaratıldığına bir baksın!

İnsan neden yaratıldığına bir baksın!

خُلِقَ مِن مَّآءٖ دَافِقٖ

Atılan bir sudan yaratıldı.

Atılan bir sudan yaratıldı.

يَخۡرُجُ مِنۢ بَيۡنِ ٱلصُّلۡبِ وَٱلتَّرَآئِبِ

(O su) sırt ile göğüs kafesi arasından çıkar.

(O su) sırt ile göğüs kafesi arasından çıkar.

إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجۡعِهِۦ لَقَادِرٞ

İşte Allah (başlangıçta bu şekilde yarattığı) insanı tekrar yaratmaya da kadirdir.

İşte Allah (başlangıçta bu şekilde yarattığı) insanı tekrar yaratmaya da kadirdir.

يَوۡمَ تُبۡلَى ٱلسَّرَآئِرُ

Gizlenenlerin ortaya döküldüğü günde

Gizlenenlerin ortaya döküldüğü günde

فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٖ وَلَا نَاصِرٖ

insan için ne bir güç ne de bir yardımcı vardır.

insan için ne bir güç ne de bir yardımcı vardır.

وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجۡعِ

Dönüş sahibi olan (yağmur yağdıran) göğe,

Dönüş sahibi olan (yağmur yağdıran) göğe,

وَٱلۡأَرۡضِ ذَاتِ ٱلصَّدۡعِ

(nebat ile) yarılan yere yemin ederim ki

(nebat ile) yarılan yere yemin ederim ki

إِنَّهُۥ لَقَوۡلٞ فَصۡلٞ

Kur’an, (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür.

Kur’an, (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür.

وَمَا هُوَ بِٱلۡهَزۡلِ

O, asla bir şaka değildir.

O, asla bir şaka değildir.

إِنَّهُمۡ يَكِيدُونَ كَيۡدٗا

Onlar bir tuzak kurarlar,

Onlar bir tuzak kurarlar,

وَأَكِيدُ كَيۡدٗا

ben de bir tuzak kurarım.

ben de bir tuzak kurarım.

فَمَهِّلِ ٱلۡكَٰفِرِينَ أَمۡهِلۡهُمۡ رُوَيۡدَۢا

Kâfirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecek).

Kâfirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecek).
Footer Include