土耳其语翻译 - 阿里·乌泽克等。

《古兰经》含义翻译

由阿里·奥兹克及其他人翻译。在拉瓦德翻译中心的监督下已完成开发,附上翻译原文以便发表意见、评价和持续改进。

QR Code https://quran.islamcontent.com/zh/turkish_shahin

لَآ أُقۡسِمُ بِهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ

Bu beldeye yemin ederim ki,

Bu beldeye yemin ederim ki,

وَأَنتَ حِلُّۢ بِهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ

Sen bu beldedesin, yemin ederim ki

Sen bu beldedesin, yemin ederim ki

وَوَالِدٖ وَمَا وَلَدَ

babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki,

babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki,

لَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ فِي كَبَدٍ

biz, insanı (yüzyüze geleceği nice) zorluklar içinde yarattık.

biz, insanı (yüzyüze geleceği nice) zorluklar içinde yarattık.

أَيَحۡسَبُ أَن لَّن يَقۡدِرَ عَلَيۡهِ أَحَدٞ

İnsan, hiç kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

İnsan, hiç kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

يَقُولُ أَهۡلَكۡتُ مَالٗا لُّبَدًا

«Pek çok mal harcadım» diyor.

«Pek çok mal harcadım» diyor.

أَيَحۡسَبُ أَن لَّمۡ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ

Kimse onu görmedi mi sanıyor?

Kimse onu görmedi mi sanıyor?

أَلَمۡ نَجۡعَل لَّهُۥ عَيۡنَيۡنِ

Biz ona iki göz, vermedik mi?

Biz ona iki göz, vermedik mi?

وَلِسَانٗا وَشَفَتَيۡنِ

Bir dil ve iki dudak vermedik mi?

Bir dil ve iki dudak vermedik mi?

وَهَدَيۡنَٰهُ ٱلنَّجۡدَيۡنِ

Ona iki yolu (doğru ve eğriyi) göstermedik mi?

Ona iki yolu (doğru ve eğriyi) göstermedik mi?

فَلَا ٱقۡتَحَمَ ٱلۡعَقَبَةَ

Fakat o, sarp yokuşu aşamadı.

Fakat o, sarp yokuşu aşamadı.

وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡعَقَبَةُ

O sarp yokuş nedir bilir misin?

O sarp yokuş nedir bilir misin?

فَكُّ رَقَبَةٍ

Köle âzat etmek

Köle âzat etmek

أَوۡ إِطۡعَٰمٞ فِي يَوۡمٖ ذِي مَسۡغَبَةٖ

veya açlık gününde doyurmaktır.

veya açlık gününde doyurmaktır.

يَتِيمٗا ذَا مَقۡرَبَةٍ

Yakını olan bir yetimi

Yakını olan bir yetimi

أَوۡ مِسۡكِينٗا ذَا مَتۡرَبَةٖ

veya açaçık bir yoksulu.

veya açaçık bir yoksulu.

ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلصَّبۡرِ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلۡمَرۡحَمَةِ

Sonra iman edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden ve birbirlerine acımayı öğütleyenlerden olmaktır.

Sonra iman edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden ve birbirlerine acımayı öğütleyenlerden olmaktır.

أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَيۡمَنَةِ

İşte bunlar sağdakilerdir.

İşte bunlar sağdakilerdir.

وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِـَٔايَٰتِنَا هُمۡ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَشۡـَٔمَةِ

Âyetlerimizi inkâr edenler ise işte onlar soldakilerdir.

Âyetlerimizi inkâr edenler ise işte onlar soldakilerdir.

عَلَيۡهِمۡ نَارٞ مُّؤۡصَدَةُۢ

Cezaları, kapıları üzerlerine sımsıkı, kapatılmış bir ateştir.

Cezaları, kapıları üzerlerine sımsıkı, kapatılmış bir ateştir.