Header Include

Terjemahan Berbahasa Turki - Sya'ban Bretch

Terjemahan makna Al-Qur`ān Al-Karīm ke bahasa Turki oleh Sya'ban Bretch. Terjemahan ini sudah dikoreksi oleh Pusat Terjemah Ruwwād. Terjemahan asli bisa dilihat untuk memberikan masukan, penilaian, dan pengembangan berkelanjutan.

QR Code https://quran.islamcontent.com/id/turkish_shaban

وَٱلۡفَجۡرِ

Andolsun fecre,

Andolsun fecre,

وَلَيَالٍ عَشۡرٖ

On geceye,

On geceye,

وَٱلشَّفۡعِ وَٱلۡوَتۡرِ

Çifte ve teke,

Çifte ve teke,

وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَسۡرِ

Geçip giden geceye,

Geçip giden geceye,

هَلۡ فِي ذَٰلِكَ قَسَمٞ لِّذِي حِجۡرٍ

Bunlarda akıl sahibi için elbette birer yemin vardır.

Bunlarda akıl sahibi için elbette birer yemin vardır.

أَلَمۡ تَرَ كَيۡفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ

Ad kavmine Rabbin neler yaptı, görmedin mi?

Ad kavmine Rabbin neler yaptı, görmedin mi?

إِرَمَ ذَاتِ ٱلۡعِمَادِ

Sütunlar sahibi İrem’e…

Sütunlar sahibi İrem’e…

ٱلَّتِي لَمۡ يُخۡلَقۡ مِثۡلُهَا فِي ٱلۡبِلَٰدِ

Ve şehirler arasında bir benzeri yaratılmamıştı.

Ve şehirler arasında bir benzeri yaratılmamıştı.

وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُواْ ٱلصَّخۡرَ بِٱلۡوَادِ

Ki vadide kayalar oyan Semud’a,

Ki vadide kayalar oyan Semud’a,

وَفِرۡعَوۡنَ ذِي ٱلۡأَوۡتَادِ

Kazıklar/ordular sahibi Firavun’a,

Kazıklar/ordular sahibi Firavun’a,

ٱلَّذِينَ طَغَوۡاْ فِي ٱلۡبِلَٰدِ

Onlar, ülkelerde azmışlardı.

Onlar, ülkelerde azmışlardı.

فَأَكۡثَرُواْ فِيهَا ٱلۡفَسَادَ

Oralarda fesadı çoğaltmışlardı.

Oralarda fesadı çoğaltmışlardı.

فَصَبَّ عَلَيۡهِمۡ رَبُّكَ سَوۡطَ عَذَابٍ

Rabbin de onlara azap kırbacı yağdırdı.

Rabbin de onlara azap kırbacı yağdırdı.

إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلۡمِرۡصَادِ

Çünkü Rabbin gözetlemektedir.

Çünkü Rabbin gözetlemektedir.

فَأَمَّا ٱلۡإِنسَٰنُ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكۡرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّيٓ أَكۡرَمَنِ

İşte insan, onu Rabbi imtihan ettiği zaman, ona ikramda bulunup, nimetlendirince: "Rabbim bana ikramda bulundu" der.

İşte insan, onu Rabbi imtihan ettiği zaman, ona ikramda bulunup, nimetlendirince: "Rabbim bana ikramda bulundu" der.

وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيۡهِ رِزۡقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّيٓ أَهَٰنَنِ

Ama onu, imtihan edip rızkını daralttığında: "Rabbim beni zelil etti" der.

Ama onu, imtihan edip rızkını daralttığında: "Rabbim beni zelil etti" der.

كَلَّاۖ بَل لَّا تُكۡرِمُونَ ٱلۡيَتِيمَ

Hayır! Yetime ikramda bulunmuyorsunuz.

Hayır! Yetime ikramda bulunmuyorsunuz.

وَلَا تَحَٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلۡمِسۡكِينِ

Düşkünü doyurmaya teşvik etmiyorsunuz

Düşkünü doyurmaya teşvik etmiyorsunuz

وَتَأۡكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكۡلٗا لَّمّٗا

Mirası da şiddetle (hak gözetmeden) yiyorsunuz.

Mirası da şiddetle (hak gözetmeden) yiyorsunuz.

وَتُحِبُّونَ ٱلۡمَالَ حُبّٗا جَمّٗا

Malı da pek çok seviyorsunuz.

Malı da pek çok seviyorsunuz.

كَلَّآۖ إِذَا دُكَّتِ ٱلۡأَرۡضُ دَكّٗا دَكّٗا

Hayır! Yer paramparça olduğu zaman,

Hayır! Yer paramparça olduğu zaman,

وَجَآءَ رَبُّكَ وَٱلۡمَلَكُ صَفّٗا صَفّٗا

Rabbin ve saf saf melekler geldiği zaman,

Rabbin ve saf saf melekler geldiği zaman,

وَجِاْيٓءَ يَوۡمَئِذِۭ بِجَهَنَّمَۚ يَوۡمَئِذٖ يَتَذَكَّرُ ٱلۡإِنسَٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكۡرَىٰ

İşte cehennem o gün getirilir. Ve insan o gün (yaptıklarını) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ne faydası var!

İşte cehennem o gün getirilir. Ve insan o gün (yaptıklarını) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ne faydası var!

يَقُولُ يَٰلَيۡتَنِي قَدَّمۡتُ لِحَيَاتِي

Keşke hayatım için (ameller) yapıp sunsaydım.

Keşke hayatım için (ameller) yapıp sunsaydım.

فَيَوۡمَئِذٖ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدٞ

İşte, hiç kimse o gün Allah’ın cezalandırdığı gibi cezalandıramaz.

İşte, hiç kimse o gün Allah’ın cezalandırdığı gibi cezalandıramaz.

وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدٞ

Hiç kimse onun bağladığı gibi bağlayamaz.

Hiç kimse onun bağladığı gibi bağlayamaz.

يَٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفۡسُ ٱلۡمُطۡمَئِنَّةُ

Ey huzura ermiş nefis!

Ey huzura ermiş nefis!

ٱرۡجِعِيٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةٗ مَّرۡضِيَّةٗ

Sen O'ndan hoşnut, O da senden hoşnut olarak Rabbine dön!

Sen O'ndan hoşnut, O da senden hoşnut olarak Rabbine dön!

فَٱدۡخُلِي فِي عِبَٰدِي

Kullarımın arasına katıl!

Kullarımın arasına katıl!

وَٱدۡخُلِي جَنَّتِي

Ve gir Cennet'ime!

Ve gir Cennet'ime!
Footer Include