La traduction turque - Cha'bân Britch

Traduction des sens du Noble Coran

Traduit par Cha'bân Britch. Développement achevé sous la supervision du Centre Rawwâd At-Tarjamah (Les Pionniers de la Traduction), avec accès à la traduction originale dans le but de la réception des suggestions des lecteurs, d'évaluation et de développement continu.

QR Code https://quran.islamcontent.com/fr/turkish_shaban

ٱقۡرَأۡ بِٱسۡمِ رَبِّكَ ٱلَّذِي خَلَقَ

Oku! Yaratan Rabbinin adıyla.

Oku! Yaratan Rabbinin adıyla.

خَلَقَ ٱلۡإِنسَٰنَ مِنۡ عَلَقٍ

İnsanı alaktan yaratan,

İnsanı alaktan yaratan,

ٱقۡرَأۡ وَرَبُّكَ ٱلۡأَكۡرَمُ

Oku! Rabbin, en büyük kerem sahibidir.

Oku! Rabbin, en büyük kerem sahibidir.

ٱلَّذِي عَلَّمَ بِٱلۡقَلَمِ

Kalemle öğreten…

Kalemle öğreten…

عَلَّمَ ٱلۡإِنسَٰنَ مَا لَمۡ يَعۡلَمۡ

İnsana bilmediğini öğretendir.

İnsana bilmediğini öğretendir.

كَلَّآ إِنَّ ٱلۡإِنسَٰنَ لَيَطۡغَىٰٓ

Hayır! Şüphesiz insan azgınlık eder.

Hayır! Şüphesiz insan azgınlık eder.

أَن رَّءَاهُ ٱسۡتَغۡنَىٰٓ

Kendini müstağni gördüğünde.

Kendini müstağni gördüğünde.

إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلرُّجۡعَىٰٓ

Oysa, dönüş Rabbinedir.

Oysa, dönüş Rabbinedir.

أَرَءَيۡتَ ٱلَّذِي يَنۡهَىٰ

Engelleyeni gördün mü?

Engelleyeni gördün mü?

عَبۡدًا إِذَا صَلَّىٰٓ

Kulu, namaz kılarken.

Kulu, namaz kılarken.

أَرَءَيۡتَ إِن كَانَ عَلَى ٱلۡهُدَىٰٓ

Gördün mü? Eğer o hidayet üzerinde ise,

Gördün mü? Eğer o hidayet üzerinde ise,

أَوۡ أَمَرَ بِٱلتَّقۡوَىٰٓ

Veya (onu) takvayı emrediyorken (mi engelliyor)?

Veya (onu) takvayı emrediyorken (mi engelliyor)?

أَرَءَيۡتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰٓ

Gördün mü? Eğer, yalanlamış ve yüz çevirmişse,

Gördün mü? Eğer, yalanlamış ve yüz çevirmişse,

أَلَمۡ يَعۡلَم بِأَنَّ ٱللَّهَ يَرَىٰ

Allah’ın gördüğünü bilmiyor mu?

Allah’ın gördüğünü bilmiyor mu?

كَلَّا لَئِن لَّمۡ يَنتَهِ لَنَسۡفَعَۢا بِٱلنَّاصِيَةِ

Hayır! Eğer son vermezse, elbette perçeminden yakalayıp, sürükleriz.

Hayır! Eğer son vermezse, elbette perçeminden yakalayıp, sürükleriz.

نَاصِيَةٖ كَٰذِبَةٍ خَاطِئَةٖ

Yalancı, günahkâr perçeminden.

Yalancı, günahkâr perçeminden.

فَلۡيَدۡعُ نَادِيَهُۥ

Haydi çağırsın meclisini.

Haydi çağırsın meclisini.

سَنَدۡعُ ٱلزَّبَانِيَةَ

Çağıracağız zebanileri.

Çağıracağız zebanileri.

كَلَّا لَا تُطِعۡهُ وَٱسۡجُدۡۤ وَٱقۡتَرِب۩

Hayır! ona itaat etme! (Allah'a) Secde et ve (Ona) yaklaş!

Hayır! ona itaat etme! (Allah'a) Secde et ve (Ona) yaklaş!