وەرگێڕاوی تورکی - د. عەلی ئوزک وئەوانی تر
وەرگێڕاوی ماناکانی قورئانی پیرۆز بۆ زمانی تورکی، وەرگێڕان: کۆمەڵێک لە زانایان. بڵاوکراوەتەوە بە سەرپەرشتیاری ناوەندی ڕواد بۆ وەرگێڕان، پیشاندانی وەرگێڕاوە سەرەکیەکە لەبەردەستە بۆ ڕا دەربڕین لەسەری وهەڵسەنگاندنی وپێشنیارکردنی پەرەپێدانی بەردەوام.
وَيۡلٞ لِّكُلِّ هُمَزَةٖ لُّمَزَةٍ
Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi âdet edinen herkesin vay haline!
ٱلَّذِي جَمَعَ مَالٗا وَعَدَّدَهُۥ
O ki, mal toplamış ve onu sayıp durmuştur.
يَحۡسَبُ أَنَّ مَالَهُۥٓ أَخۡلَدَهُۥ
(O), malının kendisini ebedi kılacağını zanneder.
كَلَّاۖ لَيُنۢبَذَنَّ فِي ٱلۡحُطَمَةِ
Hayır! Andolsun ki o, Hutame'ye atılacaktır.
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡحُطَمَةُ
Hutame'nin ne olduğunu bilir misin?
نَارُ ٱللَّهِ ٱلۡمُوقَدَةُ
Allah'ın, tutuşturulmuş, ateşidir.
ٱلَّتِي تَطَّلِعُ عَلَى ٱلۡأَفۡـِٔدَةِ
(Yandıkça) tırmanıp kalplerin ta üstüne çıkan
إِنَّهَا عَلَيۡهِم مُّؤۡصَدَةٞ
ve o vaziyette o (ateş) üzerlerine kapatılmıştır.
فِي عَمَدٖ مُّمَدَّدَةِۭ
Onlar (bu ateşin içinde) uzatılmış sütunlara bağlanmışlar.
مشاركة عبر