Header Include

وەرگێڕاوی تورکی - د. عەلی ئوزک وئەوانی تر

وەرگێڕاوی ماناکانی قورئانی پیرۆز بۆ زمانی تورکی، وەرگێڕان: کۆمەڵێک لە زانایان. بڵاوکراوەتەوە بە سەرپەرشتیاری ناوەندی ڕواد بۆ وەرگێڕان، پیشاندانی وەرگێڕاوە سەرەکیەکە لەبەردەستە بۆ ڕا دەربڕین لەسەری وهەڵسەنگاندنی وپێشنیارکردنی پەرەپێدانی بەردەوام.

QR Code https://quran.islamcontent.com/ku/turkish_shahin

إِذَا ٱلشَّمۡسُ كُوِّرَتۡ

Güneş katlanıp dürüldüğünde,

Güneş katlanıp dürüldüğünde,

وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتۡ

Yıldızlar (kararıp) döküldüğünde,

Yıldızlar (kararıp) döküldüğünde,

وَإِذَا ٱلۡجِبَالُ سُيِّرَتۡ

Dağlar (sallanıp) yürütüldüğünde,

Dağlar (sallanıp) yürütüldüğünde,

وَإِذَا ٱلۡعِشَارُ عُطِّلَتۡ

Gebe develer salıverildiğinde,

Gebe develer salıverildiğinde,

وَإِذَا ٱلۡوُحُوشُ حُشِرَتۡ

Vahşî hayvanlar toplanıp bir araya getirildiğinde,

Vahşî hayvanlar toplanıp bir araya getirildiğinde,

وَإِذَا ٱلۡبِحَارُ سُجِّرَتۡ

Denizler kaynatıldığında,

Denizler kaynatıldığında,

وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتۡ

Ruhlar (bedenlerle) birleştirildiğinde,

Ruhlar (bedenlerle) birleştirildiğinde,

وَإِذَا ٱلۡمَوۡءُۥدَةُ سُئِلَتۡ

Diri diri toprağa gömülen kıza, sorulduğunda,

Diri diri toprağa gömülen kıza, sorulduğunda,

بِأَيِّ ذَنۢبٖ قُتِلَتۡ

hangi günah sebebiyle öldürüldüğü,

hangi günah sebebiyle öldürüldüğü,

وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتۡ

(Amellerin yazılı olduğu) defterler açıldığında,

(Amellerin yazılı olduğu) defterler açıldığında,

وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتۡ

Gökyüzü sıyrılıp alındığında,

Gökyüzü sıyrılıp alındığında,

وَإِذَا ٱلۡجَحِيمُ سُعِّرَتۡ

cehennem tutuşturulduğunda

cehennem tutuşturulduğunda

وَإِذَا ٱلۡجَنَّةُ أُزۡلِفَتۡ

ve cennet yaklaştırıldığında,

ve cennet yaklaştırıldığında,

عَلِمَتۡ نَفۡسٞ مَّآ أَحۡضَرَتۡ

Kişi neler getirdiğini öğrenmiş olacaktır.

Kişi neler getirdiğini öğrenmiş olacaktır.

فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلۡخُنَّسِ

Hayır! (Gündüz) sinen,

Hayır! (Gündüz) sinen,

ٱلۡجَوَارِ ٱلۡكُنَّسِ

akıp giden, etrafı aydınlatan yıldızlara andolsun,

akıp giden, etrafı aydınlatan yıldızlara andolsun,

وَٱلَّيۡلِ إِذَا عَسۡعَسَ

Kararmaya yüz tuttuğunda geceye andolsun,

Kararmaya yüz tuttuğunda geceye andolsun,

وَٱلصُّبۡحِ إِذَا تَنَفَّسَ

Ağarmaya başladığında sabaha andolsun ki,

Ağarmaya başladığında sabaha andolsun ki,

إِنَّهُۥ لَقَوۡلُ رَسُولٖ كَرِيمٖ

itibarlı bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.

itibarlı bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.

ذِي قُوَّةٍ عِندَ ذِي ٱلۡعَرۡشِ مَكِينٖ

O (Kur'an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş'ın sahibi (Allah'ın) katında

O (Kur'an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş'ın sahibi (Allah'ın) katında

مُّطَاعٖ ثَمَّ أَمِينٖ

O orada sayılan, güvenilen (elçi)'dir.

O orada sayılan, güvenilen (elçi)'dir.

وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجۡنُونٖ

Arkadaşınız (Muhammed) de mecnun değildir.

Arkadaşınız (Muhammed) de mecnun değildir.

وَلَقَدۡ رَءَاهُ بِٱلۡأُفُقِ ٱلۡمُبِينِ

Andolsun ki, onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.

Andolsun ki, onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.

وَمَا هُوَ عَلَى ٱلۡغَيۡبِ بِضَنِينٖ

O, gaybın bilgilerini (sizden) esirgemez.

O, gaybın bilgilerini (sizden) esirgemez.

وَمَا هُوَ بِقَوۡلِ شَيۡطَٰنٖ رَّجِيمٖ

O lanetlenmiş şeytanın sözü de değildir.

O lanetlenmiş şeytanın sözü de değildir.

فَأَيۡنَ تَذۡهَبُونَ

Hal böyle iken nereye gidiyorsunuz?

Hal böyle iken nereye gidiyorsunuz?

إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرٞ لِّلۡعَٰلَمِينَ

O, herkes için, bir öğüttür.

O, herkes için, bir öğüttür.

لِمَن شَآءَ مِنكُمۡ أَن يَسۡتَقِيمَ

Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için.

Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için.

وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.

Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Footer Include